Aynı insana üç pencere.
Psikoloji, sağlık yönetimi ve tasarım bana göre ayrı meslekler değil; aynı soruya farklı yerlerden bakan üç pencere: İnsan kendisini, ilişkilerini ve içinde yaşadığı hayatı nasıl deneyimliyor? Psikoloji insanın iç dünyasını, yöneticilik koşullar içindeki davranışını, tasarım ise yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiyi anlamama katkı sundu. Bugünkü mesleki bakışım, bu üç deneyimin kesiştiği yerde şekilleniyor: İnsanı, hayatının bütününden ayırmadan anlamak.
İnsanı anlamanın dilini psikolojide buldum.
Psikoloji, insana dair merakımı bilimsel bir çerçeveye taşıdı. Davranışın yalnızca görünen kısmına değil; onu şekillendiren geçmişe, ihtiyaçlara, düşüncelere ve tekrar eden örüntülere bakmayı öğrendim. Bugün bir güçlüğü değerlendirirken yalnızca ne yaşandığına değil, nasıl oluştuğuna ve hangi koşullarda sürdüğüne de odaklanıyorum.
İnsan, hayatın içinde başka türlü görünür.
Egepol Sağlık Grubu’ndaki yaklaşık on yıllık üst düzey yöneticilik deneyimim, psikoloji bilgimi hayatın gerçek akışı içinde derinleştirdi. İnsanı farklı roller, sorumluluklar, ilişkiler ve karar anları içinde tanıdım. İçinde bulunulan sistemin, çalışma düzeninin ve güç dengelerinin insan davranışı üzerindeki etkisini yakından gördüm. Bu deneyim, insanı yalnızca iç dünyasıyla değil, içinde bulunduğu koşullarla birlikte değerlendiren bir bakış kazandırdı.
Bir mekânın da dili vardır.
Tasarım serüvenim, insana bakışımı yaşadığı çevreye doğru genişletti. Mate Mimarlık’ın kurucusu olarak Egepol Cerrahi Hastanesi, Egepol International Hastanesi, Fors İzmir Rezidans ve çeşitli özel projelerin tasarım süreçlerinde yer aldım. Psikoloji bilgim ve sağlık yönetimi deneyimim; mekânları yalnızca estetik ve işlev üzerinden değil, insanın onları nasıl algıladığı, kullandığı ve deneyimlediği üzerinden düşünmemi sağladı.


